Beyşehir Gölü: Bir dünya güzeli....Ama maalesef kurumak üzere...Kurtarılması için çaba lazım....
Bu çabayı sadece Beyşehirliler değil tüm Konya ve Türkiye hatta dünyanın göstermesi lazım...!!!!
 

 

Duyurular/Haberler

Temmuz 2008 itibariyle Beyşehir Gölü geçen yıl ın seviyesinden daha kötü durumda...Kot: 1121.73 m

15 OCAK 2008 TBMM Küresel İklim Değişikliği Araştırma Komisyonu Ocak 2008'de Beyşehir'de incelemelerde bulundu.

Şu anda umudumuz Komisyonun hazırlayacağı rapor ve bu raporun ortaya koyacağı sonuçlardır

GÖLÜ KURTARMA ÇABALARI

Gölü kurtarma çabası ilk önce Konya İl Genel Meclisi'mizden geldi (Beyşehir Gölü Raporu hazırlandı).

Daha sonra Konya Milletvekillerimiz Sayın Özkan Öksüz'den geldi. TBMM Araştırma Komisyonu Kurulması için verilen önergesi kabul edildi

Haber (Konhaber.com haberi)

Beyşehir Gölü için TBMM devrede

Kuraklık ve aşırı su çekilmesi nedeniyle yok olma tehlikesi ile karşı karşıya kalan Beyşehir Gölü'ne Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) el attı.  KONYA (CİHAN)
AK Parti Konya Milletvekili Özkan Öksüz'ün verdiği araştırma önergesi, Meclis'te kabul edildi. Öksüz, Beyşehir Gölü ile ilgili önümüzdeki günlerde bir Araştırma Komisyonu kurulacağını ve gölün kurtarılması için atılacak adımların tespit edileceğini belirtti.  Türkiye'nin en büyük tatlı su gölü olan ve son yıllarda kuraklık, bilinçsiz su kullanımı nedeniyle her geçen gün biraz daha çekilen Beyşehir Gölü, TBMM'nin gündeminde. Önümüzdeki günlerde TBMM'de göl ile ilgili bir komisyon kurulacak ve bu komisyon araştırmalar yaparak, alınacak önlemlerle ilgili tespit yapacak.

Önerge sahibi Özkan Öksüz, geçtiğimiz günlerde konuyla ilgili Meclis Genel Kurulu'nda söz alarak, Beyşehir Gölü'nün son durumu ile ilgili milletvekillerini bilgilendirdi. Öksüz, büyüklük bakımından Türkiye'nin üçüncü, tatlı su özelliği bakımından ise en büyük gölü olan Beyşehir Gölü'ndeki su seviyesinin düşmesi, göl tabanında yaşanan otlanma - yosunlanma, göl çanağının dolması, kirlilik, aşırı ve bilinçsiz avlanma, kontrol ve denetim hizmetlerindeki yetersizlik ile idare ve yönetimde çok başlılık gibi sorunlar, her geçen gün yeni problemleri de beraberinde getirdiğini belirtti. Yaklaşık 12 bin aileden 60 bin kişinin göl havzasından direk ya da dolaylı olarak nafakasını temin ettiğini kaydeden Öksüz, "Beyşehir'den Çumra'ya, Konya Ovası'na kadar on binlerce ailede yüz binlerce insanın tarım alanlarını sulayarak hayat veren, yine Isparta bölgesi ile Kıreli sulama alanlarının hayat pınarı olan Beyşehir Gölü yok olma durumuyla karşı karşıyadır" uyarısında bulundu.

Mevcut uygulama ve sorunların devam etmesi durumunda Beyşehir Gölü alanının bataklık haline geleceğini vurgulayan Öksüz, istenmeyen bir çevre felaketi yaşanacağına dikkat çekerek, "Bunun sonucu olarak Beyşehir ilçesi ve civar yerleşim merkezlerinden zorunlu göçler başlayacaktır" ifadesini kullandı. Beyşehir Gölü'nün kurtarılması için önerilerini de milletvekilleri ile paylaşan Özkan Öksüz, şunları ifade etti: "Teknik bilgi birikimine sahip uzmanlardan kurulu tam yetkili bir göl yönetim birimi oluşturulmalıdır. Gölü besleyen derelerin ve kaynakların ıslahı sağlanmalıdır. Göl çevresinde erozyonu önleme çalışmaları için bitki deseni ve ağaçlandırma çalışmalarına hız verilmelidir. Göl su girişi ile su çekimi dengeleri iyi ayarlanmalı, kot seviyesi dengesi bozulmamalı. Gölde aşırı avlanma önlenmeli, planlı ve verimli avlanma yapılmalı, balıkçılar bu amaçla eğitimden geçirilmelidir."

Daha önce, Tuz Gölü'nün kurtarılması için Meclis'e önerge verdiklerini ve bu gölün kurtarılması için de önemli adımlar atıldığını kaydeden Öksüz, "Şimdi de arkadaşlarımızla birlikte Beyşehir'in kurtarılması için bir önerge verdik ve TBMM'de kabul edildi. Önümüzdeki günlerde Araştırma Komisyonu kurulur, dört beş ay içinde de atılacak adımlarla ilgili rapor hazırlanarak Meclis'e sunulur. Bu hazırlanacak mazbata doğrultusunda gerekli adımlar atılacak" diye konuştu.

***

Beyşehir Gölünü Tasarruf Kurtarır (Hakimiyet Gazetesi) 15-17 Ekim 2007

'Tasarrufla Beyşehir Gölü kurtulur' (Konhaber.com) 15-17 Ekim 2007

 

Selçuk Üniversitesi Araştırmacılarına Beyşehir Gölü araştırması için Japonya'dan ödül

Japonya Uluslararası Göl Araştırmaları Komitesi tarafından Hindistan'da düzenlenen Dünya Göl Konferansı'nda Beyşehir Gölü Araştırması, 700 çalışma içinden en iyi 5 araştırma arasına girerek ödül aldı. Selçuk Üniversitesi (SÜ) Mühendislik-Mimarlık Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Bilgehan Nas, yaptığı açıklamada, bölümden Prof. Dr. Ali Berktay ve diğer öğretim üyesi arkadaşlarıyla birlikte Beyşehir Gölü'nde kirliliğe yönelik geniş çaplı araştırma yaptıklarını bildirdi. 15 Ekim 2004 yılında başlayan ''Coğrafi Bilgi Sistemleri Jeoistatistik ve Uydu Görüntüleri Kullanılarak Beyşehir Gölü, Su Kalitesinin Dağılımının Belirlenmesi Projesi'' kapsamında 2 yılda gölle ilgili 5 bin analiz yaptıklarını ifade eden Nas, Japon Aster Uydusu'ndan da Beyşehir Gölü görüntüsü aldıklarını ve bu görüntüleri analiz sonuçlarıyla karşılaştırdıklarını kaydetti.

Gölün son derece kirli olduğunun tespit edildiği bu araştırmayı Hindistan'da düzenlenen Dünya Göl Konferansı'nda sunduklarını vurgulayan Nas, şunları kaydetti:  ''Japon Uluslararası Göl Araştırmaları Komitesi, her 2 yılda bir farklı ülkelerde bu konferansı düzenliyor. Dünyanın birçok ülkesinden çok sayıda bilim adamı, göller konusunda yaptığı araştırmaları sunuyor ve bilgi alışverişinde bulunuluyor. Kasım ayında Hindistan'da 12'ncisi organize edilen bu geniş çaplı programda göller konusunda 700 bildiri sunuldu. 5 gün süren konferansa Türkiye'den sadece biz katıldık ve Beyşehir Gölü araştırmasını sunduk. Araştırmamız bilim adamlarından büyük ilgi gördü. Türkiye'nin en büyük tatlı su gölü olan Beyşehir Gölü'nün nasıl yok olduğunu bilim adamları hayretle karşıladı.'' Konferansta en iyi araştırmaların seçildiğini ifade eden Nas, 700 bildiri içinden en iyi 5 araştırma arasında yer aldıklarını bildirdi. Bu 5 araştırma arasında sahneye ilk kendilerinin çağrıldığını ve ilk sırada ödülü aldıklarını belirten Nas, ''Bize İbaraki Kasumigaura Prize Ödülü verdiler. Ayrıca bir miktar para ödülü de aldık. Bu ödül bizi çok mutlu etti. Keşke gölü, kirliliğiyle değil de güzelliğiyle dünyaya örnek göstererek bu ödülü alsaydık'' diye konuştu. http://www.konhaber.com/?syf=ktgr&ktgr=18&hbr=dQje51AgOa

 

Beyşehir Gölü: Genel Bilgiler ve Coğrafik Haritası

Bu kısımda verilen bilgilerin önemli bir kısmı Beyşehir Gölünün Sorunları ve Çözüm Önerileri (Konya İl Genel Meclisi Araştırma Komisyonu Raporu)'ndan alınmıştır.

Beyşehir Gölü Özel Koruma Alanı No: 67 kapsamında Konya ve Isparta ili sınırları içerisinde 370 45’K 310 30’D koordinatları arasında yer alan, yüz ölçümü yağışların çok fazla olduğu yıllarda (Örnek: 1981) 750 km2, genelde ortalama 650 km2 (65 300 ha=653 000 da), son yıllarda ise 500 km2’ye kadar düşebilen, Van ve Tuz göllerinden sonra Türkiye’nin 3. büyük, tatlı su gölü olarak da en büyük gölüdür. Anadolu’nun en büyük kapalı havzası olan Konya Ovası’nın güney batısında yer almaktadır. Deniz seviyesinden yüksekliği halen 1121.93 m’dir. Kotu 1120-1125.5 m arasındadır. Ortalama derinliği çeşitli bildirimler olmakla birlikte 8.5 m, boyu 44 km, eni 10-25 km arasında çevresi ise 120 km’dir. İçinde 33 ada, kendisini besleyen 25 dere mevcuttur. Göl havza alanında 2 il (Konya, Isparta), 8 ilçe, 34 belediye, 22 köy ve 2 milli park mevcuttur.

 

Harita Beyşehir Gölü'nde araştırmalar yapan
Selçuk Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyeleri; Prof. Dr. Mustafa Küçüködük, Yrd. Doç. Dr. Cengiz Akköz ve Yrd. Doç. Dr. Murat Aydın Şanda tarafından temin edilmiştir.

Gölün İçinde barındırdığı balıklar; kadife, gümüş, levrek (sudak) ile eskiden beri var olan sazandır. Şu anda sazan, levrek ve kadife balığı gümüş balığı tehdidi altında olup diğer balık türleri hemen hemen yok olmuştur. Balıkçılık (yaklaşık 1300-1500 balıkçı) ve saz kesimi temel faydalanma yoludur. Bu amaçla 7 doğrudan, 22 dolaylı fabrika mevcuttur. Fakat bu fabrikalar kapanma noktasındadır. Kuş türleri ise yerel adlarıyla Karaboyunlu batak, Karabatak, Fiyu, Çamurcun, Yeşilbaş, Baca ördeği, Elmabaş patka, Tepeli patka, Saz tavuğu, Kara meke, Küçük gümüş martı, Gümüş martı, Van gölü martısı, Karabaş martı ile Saz delicesi’dir.  Tabi bu kuş türlerinin şu anda ne kadarının olduğu bilinmemektedir.

Beyşehir Gölü adaları ve çevresindeki bakımsız durumda olan tarihi kalıntılar yerli ve yabancı turistlerin ilgi odağıdır. Özellikle Kubad-abad Sarayı, Kız Kulesi, Mezar evler, Eşrefoğlu Camii ve Külliyesi, Eflatun Pınarı, Hitit Anıtı ve adalarda bulunan sayısız mağaralar ziyaretçiler için oldukça enteresan ve cazip mekanlardır. Göl ve çevresi bu turizm potansiyelinden yeterince yararlanamamaktadır. Beyşehir İlçesi’nde gölden çıkarılan balıkların ana ürün olarak sunulduğu lokantalar ve küçük çaplı oteller-moteller bulunmaktadır.

Beyşehir Gölü çoğu yağışlar ve yazın kuruyan derelerle beslenmektedir. Gölden halen içme suyu temini (Beyşehir ilçesi ve 7 kasaba), tarımsal sulama (Konya Ovası, Şarkîkaraağaç ve Kıreli pompaj sulaması) ve balıkçılık, saz kesimi, toprak ve kum alımı temel olmak üzere çeşitli ticari işletmeler ve turizm amaçlı faydalanılmaktadır.

Yağışların fazla ve taşkınların olduğu 1980’li yıllarda çekilen bir fotoğraf ile Nisan 2007’de çekilmiş fotoğraflar karşılaştırmalı olarak aşağıda verilmiştir. Görüldüğü gibi göl su seviyesi yağış yetersizliği ve aşırı su çekimi nedenleriyle oldukça düşmüş durumdadır. Ayrıca suyun çekildiği alanların bazılarında göl doldurularak rekreasyon alanları oluşturulmuştur. Bu fotoğraflar gölün su kapasitesi bakımından durumun hızla kötüye gittiğini göstermektedir.

 

 

 

Eylül 2007: Eski Tarihi Köprü altındaki regülatörden su akmaz oldu artık.......

Artık istense de doğal akışla su akmayacak..

Çünkü.....

 

 

Beyşehir Gölü ile ilgili bu konuda çıkan diğer haberler (Gazetelerden alıntılar)

 

 

 

 

 

 

Yağışlar bu şekilde devam ederse

daha da kuruyacak, bu güzellik yok olacak......

Tarihi Taş Köprü ve altındaki Konya Ovası'na suyun salındığı regülatör

 

Su olmasaydı bu güzelliğin yansıması olur muydu?

 

 

O güzel karlı günler nerede kaldı?

 

(Bu 3 fotoğraf Beyşehir Belediyesi Web Sitesi fotoğraf albümünden alınmıştır)

 

Beyşehir Gölünün Sorunları ve Çözüm Önerileri (Konya İl Genel Meclisi Araştırma Komisyonu Raporu)

Sorunlar Özeti:

         A.  Yağışların azalması ve gölden aşırı su çekimi ile suyun azalması

    • Su ve yağış yetersizliği,

    • Erozyonla göl çanağının dolması,

    • Derelerde göletlerin yapılarak gelen suyun azaltılması,

    • Su bilançosunu tam tespit etmeden aşırı su çekimi (Apa Barajına, Kıreli ve Şarkikaraağaç’a),

    • Potansiyel tehlike olarak hala havza içi ve dışı göle endeksli yeni sulama projelerinin planlanması.  

    B. Gölün Kirlenmesi

    • Ötrofikasyon tehlikesi (kısaca su altının oksijensiz kalması),

    • Besleyen derelerin kontrolünün ve kanalizasyon arıtmasının yeterli olmaması (mikrobiyolojik, biyolojik ve fiziksel kirlenme, deterjanlar)

    • Kontrolsüz saz (Tolca, Gölkaşı, Akburun ve Çiftlikköy) ve ağaç kesimi (batı ve güneybatı), yangınlar ve erozyon,

    • Tarımsal kaynaklı kirleticiler (pestisitler, azot, fosfor ve ağır metaller)

    • Balık ağları temizliği ve tekne yağları (çamaşır suyu, kurşun, yağ vb.)

    • Sanayileşme (endüstriyel atıklar)

    • Belli olmayan su çizgisine yakın kaçak yapılaşma (görsel ve kirleticilerin göle yakınlaşması).

    C.  Gölün biyolojik dengesinin, çeşitliliğinin ve ekosistemdeki doğal hayatın bozulması

    • Tarımsal ve doğal kaynaklı kimyasal kirlenme ve birikim,

    • Öngörüsüz ve bilinçsiz balık türü aşılama ve bu işlemi yapanların kimler olduğunun hala belli olmaması,

    • Göl tabanı bitki örtüsü ve adalardaki bitki örtüsünün değişimi,

    • Kontrolsüz ve kaçak balık avı, saz kesimi vb. işlemler sonucu balık ve kuş türlerinin sayısının azalması

    • Ar-Ge yetersizliği

           D.  Gölün Yönetimi ve Mevzuat

    • 2 Milli park, 2 il vb. yetki karmaşması ve kurumlar arası çatışma,

    • Kültürel varlıkların korunmaması

    • İdari ve teknik olarak etkin ve tek bir göl yönetimi ve mevzuatı oluşturulamaması.

    • Uygulamaya geçirilememiş planlar.

    • Başarısız göl mastır planlarından tecrübe kazanılmaması.

    • Göl sahil güvenlik, su ürünleri araştırma vb. olmaması

    • Yerel yöneticilerdeki öncelik farklılığı

     E. Araştırmaların yetersizliği (göl idaresi, tabi türler ve envanter vb.)

    • Araştırıcılarla yeterli diyalogların kurulmaması ve birlikte hareket edilmemesi

    • Kamu, özel proje kaynaklarından yeterince yararlanılamaması (TÜBİTAK, DPT, AB fonları, Kültür ve Turizm fonları vb.)

    F. Sorunun sadece Beyşehir Gölü’nün ve etraf bölgelerin sorunu olduğunu düşünerek küçük   düşünmek (Sorun tüm Konya ve Isparta illeri halkı yanında, tüm Türkiye ve dünyanın sorunu olarak görmemek)

    G. Göl havzası civarındaki yerleşim yerlerinde insanlara alternatif geçim kaynakları ve gelir seviyesini artırıcı yerel ve sosyal gelişim planlarının ve tekniklerinin olmaması. Kırsal kalkınma fonlarından yeterince bölgenin yararlanamaması

    H. Doğal yapıyı koruyacak organik tarım gibi tarımsal üretim sistemlerine geçilmemesi ve koordinasyon eksikliği.

    J. Kültür ve Turizm değerlerinin yeterince ortaya konulmaması, bu değerlerin korunmaması ve yakın göl çevresinin sadece göle bağımlı halde bırakılmas��

    K. Birlikte hareket etmemek (gölü kurtarmak için bir araya gelip gayret göstermemek) ve tehlikenin hala farkında olmamak (en büyük tehlike). Hala sulanabilir alanların artırılması için politikalar ve stratejiler geliştirmeye çalışmak. Gerek göl gerekse Konya Ovası’nda suyun bitmesi halinde mevcut sulama şebekeleri ve sistemlerin neye yarayacağını düşünmemek.

Gözüm önerileri ve diğer bilgiler rapordadır (İl Genel Meclisi Beyşehir Gölü Raporu)

BEYŞEHİR GÖLÜ BELGESELİ (Adokbel)

Mutlaka bu belgeseli izleyiniz..

Çok güzel hazırlanmış bir belgesel ama izleyince kötü oluyor insan....... Bu belgesel hazırlandığında gölde su seviyesi yine de iyi durumdaydı. Çünkü bu belgesel 2005 yılı sonuna doğru hazırlandı. O tarihten sonra gölde yetersiz yağışlar, fazlaca su çekimi ve buharlaşma nedenleriyle durum daha kötüye gitmiş durumdadır. Yukarıdaki fotoğraflar bu durumu özetlemektedir. Bu belgeseli mutlaka tümüyle izleyiniz... Hazırlayanları başta Raşit Akıncı ve Dr. Serkan Acar olmak üzere kutlarız....

 

Beyşehir Gölü'yle ilgili WWF çalışmalarını da takdirle karşılıyoruz.

Bu web sitesinden Göl ve diğer sulak alanlar ile canlılar üzerine güzel çalışmalar yapılmaktadır.

 

Beyşehir Gölü'yle ilgili Beyşehir Belediyesi Web Sitesi'nde de bilgiler bulunabilir. Bu sitede özellikle fotoğraf albümüne de göz atınız.

 

Beyşehir Gölü'nün kurtarılması için çalışan bir site www.lakebeysehir.com

 

Beyşehir Gölüyle ilgili bir şiir -

Uzaktan Beyşehir Gölü’nü seyrederken- Mehmet Babaoğlu, 22 Nisan, 2004, Konya

 Hep uzaktan bakardım sana

Yazın ferahlığı, kışın soğuğu hissederek

Keşke ben de göl kenarında otursaydım diye

Hep geçirirdim içimden

 

Belki de öyle olmazdı hep yanında olsaydım

Platonik aşk dedikleri bu olsa gerek

Sana olan özlemim artmazdı belki de

Sana yapılanları yakından görseydim

 

Adasıyla, tarihiyle hep gizemli kaldın benim için

Bir yaz, içine kapandın suyun azaldı

Diğer yaz coştun civar köyleri kapladın

Ama hep şefkatli kaldın bize

 

Küçük ırmaklar taşıdı hemen her şeyi sana

Toprağın zenginleşti, otların çoğaldı, oksijenin azaldı

Levrek diye etçil bir üvey evlat bıraktılar sana

Gövce, sazan gibi ot yiyen çocuklarını yemesi için

 

Ne kadar dayanacaksın bilmem ama

Sana kalıcı çözümler gerek

Biyolojik bolluluğunu azaltacak değil

Aksine artıracak…..

 

Beyşehir Gölünde 13 Ağustos'ta güneş batarken....

Güncelleme: 15 Temmuz 2008

ANA SAYFAYA DÖN